7 Şubat 2010 Pazar

Ağla-yın'Ca-nsız

Düştü Varlık bir zaman kenarında,
Meçhul de aslında...

Düştü nem varsa
Şehla gözlerimden.

Kimse bilmez
Bir ben bilirim
Şehladır aslında Gözlerim.

En iyi Ağlayınca belirir
Dünyanın iyi bir yer olmadığı...

6 Şubat 2010 Cumartesi

Yalnız-lık

Kişinin en nihayetinde dönüp dolaşacağı yerdir Yalnızlık,
Ne kadar kaçarsa kaçsın insan kendinden, 
Tanrı'nın planında varolan Yalnızlığı,
Kimse kıramaz kökünden. 
Ne kadar insan şikayet etse de bu durgun denizden,
Sakınır kendini uçsuz Okyanuslardan.

O yüzden çare değildir ve amaç
Bir'i iki yapmak, 

Her şey Tek'likle başlar
ve aradaki iki'nin birliğine bakmaz 
Ne Doğa
Ne de Tanrı.

2 Şubat 2010 Salı

Elif Sızısı'na ...




Sevgili:

Elif gibi yalnızım...
Ne esrem var ne ötrem...
Ne beni durduran bir cezmim...
Ne bana ben katan bir şeddem var...
Ne elimi tutan bir harf ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında...
Bir okuyanı bekledim, bir hıfz eden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi...
Sızım ELİF sızısı..."


Öyleyse 'Ben' olma vakti gelmiştir demektir.
Elif zaaf ve aczini anladıktan sonra çareyi o dimdik duruşdan rukuya inerek, 
Rabbisine sığınan 'be' olmakta bulabilir.
İşte o zaman kendine ebedi bir dayanak 'nokta'sı bulur..


Aslı:


Sana özgün eser verme hakkını tanıyan, bu Aşk
Edirnekapı surlarının arasına sıkışmış bir taşın yeşilidir
Yeşil ise, huşu ile hüznü birleştirir koynunda çoğu zaman;
ve bir yosundur o yeşil belki, koyu kadife.
Sen gibi yüksek menbaalı hayıflardan olmasa da, 

Bizatihi yerdeki çamurdan geçerek açmıştır koynunu sana ki,
Sen dokundukça o kadifeye;
İçre bir saygıdan eğilir önünde.

Umulur ki türlü sanatın ve saltanatın,
Sessiz olsun!

Ölümü de içre olsun Hak söze meyli olanların,
Bulur o zaman dayanak noktasını insan taş bile olsa,
Bir yosun sardığında nemini ...