30 Mart 2012 Cuma

Hızlı bir zaman yaşıyoruz

Şahsen 70 kuşağından biri olarak, tek şansım 70 lerin sonunda doğmuş olmam.
Aynı zamanda derin acılarla birlikte yaşıyorum.

Böyle bir coğrafyada doğmuş olmak, insana artık ceza gibi geliyor.
Bu dönemin iktidarı, hiç yapılmamışları, hiç yaşanmamışları yapmaya devam ediyor.

Ne Türk'ün akıllısı, Ne Kürt'ün akıllısı ses etmiyor artık,
Kendi duvarlarının ötesinde.

Korku ve Zulüm,
Çaresiz bekleyiş her yerde...

Biz Varolamayanların ülkesinde,
Varolma arefesinin kıyısından geçtik sessizce.

Ölüm bizi ayırana dek...

Bir Ülkenin Gün Batımı kaç kez olur?

Bir gün istediklerini başardıklarında onlar,
Bizim payımıza gitmek düşecek .

Bir gün son söz söylendiğinde
Artık Kan'dan başkası konuşmayacak.

Elveda Çocuk.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20235385.asp


Meclis Genel Kurulu’nda kavgalı geçen 4+4+4 teklifinin dünkü üçüncü gün görüşmeleri, AK Parti ile MHP arasındaki “önerge savaşı”na sahne oldu.

MHP, seçmeli dersleri bakanlık kararına bırakan teklife, “Kuran-ı Kerim ve tefsiri” ile “Peygamberin hayatından örnekler ve ilmihal bilgileri” derslerinin açıkça yazılması için önerge verdi. MHP, imam hatiplerin orta bölümünün açılacağının da yine teklifte açıkça yazılmasını önerdi. MHP’nin bu girişimi için önce, “Buna gerek yok, teklif zaten bunları seçmeli ders olarak belirleme yetkisini Bakanlığa veriyor” diyen Ak Parti daha sonra “seçmene anlatamayız” gerekçesiyle fikir değiştirdi. İktidar partisi, “Kuran-ı Kerim ve Peygamberin Hayatı”nın seçmeli ders olarak teklife eklenmesine ilişkin değişiklik önergesi hazırladı. Ak Parti’nin bu önergesinde, imam hatiplerin orta bölümünün açılacağı da yine açıkça yazıldı. Ak Parti yöneticileri bu önerge operasyonunun gerekçesi için, “MHP’nin amacı, ‘Bakın biz Kuran dersi ile imam hatiplerin orta bölümünün açılmasını önerdik ama reddettiler’ demek, böyle bir şeye izin vermemiz düşünülemez” dediler.

Alkışlarla kabul edildi
MHP’nin önergesi, AK Partililer tarafından reddedildi. Ancak bazı AK Partililerin evet oyu verdiği gözlendi. Ak Parti’nin önergesiyseMHP’lilerin de desteğiyle alkışlarla kabul edildi.
Önergenin kabul edilmesinin ardından AK Partili vekillerden bazıları birbirlerine sarıldılar. Ordu Milletvekili İhsan Şener ile İstanbulMilletvekili Metin Külünk ise “çak” yaptı.

Haramı Kuran’la kapatıyorsunuz
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, “Kuran-ı Kerim oy uğruna bugün siyasete alet edilmekte” dedi ve şöyle devam etti: “İslam tarihinde yapmış oldukları zulümleri, kader kavramı üzerinden, İslam dinine dayandırarak meşrulaştırmak isteyen bir kötü dönem vardı. Emevi Devleti dönemi. Muaviye, Hazreti Ali ile girdiği mücadelede savaşı kaybedeceğini anlayınca, komutanı Amr ibn-il As mızrakların ucuna Kuran-ı Kerimi geçirdi ve savaşı öyle kazandı. Sizin yaptığınız budur.”

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de “Siz oy almak için Kuran-ı Kerim’i kullanıyorsunuz. Bilgisayarlardaki milyar dolarları Kuran’la kapatmaya çalışıyorsunuz. Haramı Kuran’la kapatmaya çalışıyorsunuz” eleştirisinde bulundu.

Dayatma yok istek var
CHP’lilere yanıt vermek üzere kürsüye çıkan Ak Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de “Hiçbir zümreye dayatma söz konusu değildir. İsteğe bağlı ve seçimlik olarak okutulacak. Devlet bu imkanı versin, bundan niye rahatsızlık duyuyorsunuz? Dayatma, zorlama yok, tamamen istek var” dedi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da “Çok hayırlı bir iş yapıyoruz. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkenin çocuklarına, kendi inanç değerlerinin eğitiminin verilmesini hukuk haline getiriyoruz” dedi.

BDP’nin anadilde eğitim yapılmasını öngören önergesi ise reddedildi. Kürsüye çıkan BDP’li Sırrı Süreyya Önder 2 dakika Latince konuştu.
Bu arada CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun grubuna, 4+4+4’e karşı 1+8+4 sistemini savunduklarını hatırlatarak, “Duruşunuzu bozmayın. Ancak bu derslerin verilmesine toptan karşıymış gibi bir hava yaratmayın. Orta öğretimin parçalanmaması gerektiğini söylüyoruz” dediği belirtildi.

12 Mart 2012 Pazartesi

Sıkıntı

Sıkıntıları fazla büyütmemek gerekir.
Zira hayatın her anı sıradan biri için sıkıntı dolu, bu doğal ve olağan bir durum.
Ekstra bir yetenek sahibi iseniz ve tek başınaysanız bu hayatta, sonuç yine aynı olacaktır.

Ben çok denedim, kendimi var edebilmek için...
...hala deniyorum!
Pek mümkün görünmüyor, daha önce de söyledim;
Şansa inanmam,
ama varolduğunu bilirim.

Bizim yanımıza dahi uğramayan Şans faktörü, küçük şeylere şanslıyız dedirtir bize. Aslında bir halta yaramayan kısa süreli şeylerdir başımıza gelen.

Ne Şans ne de Emek karşılığı bulmayacak belki de hiçbir zaman bizi...
Neyse, kimsenin içini karartmak istemiyorum.

Bu yazı silinecek...