15 Ağustos 2011 Pazartesi

Ölüm kaygısının ayyuka çıktığı dönem;


Ne yaparsam yapayım bu duygu asla bastırılamayacak.
Sadece bir zaman susturabilirim. Ancak yine düştüğüm ilk anda sarıp sarmalayacak beni her yanımdan. Geceleri böylesi uykusuz kalmamın bir nedeni de, bu ölüm korkusudur.
Daha derinde… zamansızlık ve ağır zaman çekimi… kanırta kanırta ruhumu.

Ruhun gıdası, ölüme yapılan hazırlıktır bence.
Ve herkesin öğünü ve gıdası farklıdır.

Ben açlıktan kırılıyorum Tanrı’m !

Yardım et bana, Lütfen.

Ben.

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Ölüm'e ...

Tam toparlandım dediğim gün...
Vurulduğumu hissettim.

Var'lıklı insanlar vardı çevremde,
Varolduğuna emin olduğum.

Ne var ki zaman,
Ne varlık tanır
Ne de yok eder.

Ölüm ile varolamıyorsan,
Asla yaşamamışsındır da ...

19 Temmuz 2011 Salı

Beğeni

İnsan beğenmediği hiçbir şeyi,
Sindiremez.

Konusu her ne olursa olsun,
Beğeni'nin eksikliği,
Er ya da geç sonu getirir.

Seçimlerle dolu bir gezegende
Beğenecek ya da geri çekilecek sonsuz kere deneyim var.

Zorla bir şeye odaklanmayın,
yemeyin, içmeyin ve sürüklemeyin.
Bitirin!

Gerçek olan bu.

17 Temmuz 2011 Pazar

Mesafeler

insanlar belli bir mesafeye kadar yakınlaşmak için yaratılmış.
uzun süre bir arada, fikirsel değil ama bedensel temas halinde kaldıklarında
hemen bozulup, hurda tenekelere dönüşüyorlar.

burada kimin haklı, kimin haksız olduğunun ne önemi var?

4 Haziran 2011 Cumartesi

Vazgeçiyorum

... ve sonunda vazgeçiyorum tüm iddalarımdan !

Bu hayatın süregelen,
sürükleyici ve aynı zamanda sonsuz acı veren tüm bahislerinden
çekiyorum kendimi.

Çünkü ancak sonsuz bir vazgeçiş yaşatır bizleri...

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Sinema Koltuğu

Bir yerde, bir şeyler ters gitmeye başladığı zaman,
Eskiden daha fazla üzerine giderdim...

Artık ters giden şeyin,
Aslında düz akan bir zaman olduğuna inanıyorum sadece.
Sadece olması gerekenler oluyor,

ve ben merakla bekliyorum
tıpkı bir sinema koltuğunda oturur gibi...

10 Mayıs 2011 Salı

Korku

Korkulu gecelerin başında,
İnsan geçmişinden bir hayaletle karşılaşır aslında...

O en kötü günlerinin kabusu
Hissettirir kendini
Ilık bir meltem gibi...

8 Mayıs 2011 Pazar

Saçmalamak

Bu uykusuz geceler, herşeyi daha anlamsız kılıyor...
Üniversite birinciliğine ya da futbol sahasında topu 90 a takmaya benzemiyor hayat...
Tiyatro Sahnesine ise hiç benzemiyor.

İnsanı çok kırıyor,
Çok saçmalatıyor.

Belli değil mi...

1 Mayıs 2011 Pazar

Özel olan

Nefesimin yetmediğini hissediyorum, bazen.
Ama bunun aynı zamanda tüm insanlar için geçerli, bazı anlar/dönemler olduğunu da biliyorum.
Öyleyse, acı bile bana özel değil...

Bana özel ne var, henüz bilmiyorum.
Belki de öptüğüm son kadından ibaretim...

Belki de..

3 Nisan 2011 Pazar

Kırılgan

Güç kimin elindeyse, ipler boynuna sıkı sıkıya dolanmıştır.
Oysa ben öyle miyim?...

Özgür irade, boynum bir kuğu gibi...
Esmer ve kırılgan.