Buraya yeni şeyler yazılacak.
Ama fazla zaman geçirdiğim için müzik başında, düşüncelerim dağıldı.
Müzik esnasında yazılan düşünülen tüm cümleler, kat'i değildir.
20 Temmuz 2010 Salı
22 Haziran 2010 Salı
İnsanın kendisine yakınlaşması
İnsanın kendine en çok yaklaştığı zaman,
Ölmek duygusuna yaklaştığı zamandır.
Dolayısıyla Terörizm kendini haklı ve meşru kılar.
Ölmek duygusuna yaklaştığı zamandır.
Dolayısıyla Terörizm kendini haklı ve meşru kılar.
20 Haziran 2010 Pazar
Yalnızlık
Çağırınca hiç kimsenin gelmemesi
Gelemeyecek olması...
Çünkü çağıracak tek bir insanın dahi olmaması.
Olası Varolanın da asla gelememesi.
Gelemeyecek olması...
Çünkü çağıracak tek bir insanın dahi olmaması.
Olası Varolanın da asla gelememesi.
Gece ıslıkları
Gecenin bir yarısı … Yada sabaha karşı 04:12 / İstanbul
Yıllardır beklediğim bir şey vardı. Adı konulmamış…
İsmini cismini bilmediğim ama beklediğim. Aslında biraz da umutsuzca bir bekleyiş. Çünkü ne olduğunu bilmiyordum. Bir bütünlük ve başarı duygusu gibi bir şey. Gerçi başarının sonunda her zaman ödüllendirilmiyor insan. İyi olmak başarıysa; bu bile sorgulanır zamanla. Çünkü çıkarlar her zaman farklılaşır zaman içinde. Neyse… bekleyişimin ne olduğundan ziyade, neden bekleyişin kendiliğini sorgulamadım bugüne kadar. Yoksa o sorunun cevabı daha mı büyüktü.
Ben bu soru için bir ömür tüketeceğim ama, nefret ettiğim o insanlar bir çırpıda bu soruya bile cevap yazmaya kalkacaklar.
Sinmek
Hayatın endişelerini yüzünde taşırken
Nasıl olurda hayatla tanışırsın.
Benim bildiğim;
Yerinde durana uğrayan bela; musibet
Hareket halinde olanın ki, kazadır.
Musibet insanın yakasına yapışırken,
Kaza kendini tekrarlamaz.
Nasıl olurda hayatla tanışırsın.
Benim bildiğim;
Yerinde durana uğrayan bela; musibet
Hareket halinde olanın ki, kazadır.
Musibet insanın yakasına yapışırken,
Kaza kendini tekrarlamaz.
18 Haziran 2010 Cuma
2 Mayıs 2010 Pazar
11 Nisan 2010 Pazar
Son'lar hakkında, özet.
Her şeyin bir sonu var.
Tüm kusursuz başlangıçların dahi sonu varken, kişinin kendini yorması ne kadar manasız kalıyor aslında;
Aslında her son bir başlangıçtır derler, işte o iş öyle değil esasen.
Her son, bir nefes arasıdır, bir solukluk zamandır olsa olsa…
- Vakti geldiğinde her şey son bulur.
Hiçbir şey zamanı dolmadan bitmez, tükenmez. İşte asıl önemli olanda bu sanırım…
Bitişlerdeki zamanlama etkiliyor insanı aslında;
- Doğru zamanda mı bitti?
- Tükenip mi bitti?
- Acaba her şey yapıldı mı bir nefes almak için?
- Acaba şu an nefes alabiliyor muyum?
Son sorunun cevabı evet ise, muhtemelen tükenmişlikten söz etmek yersiz…
İnsan her şeyi sonsuz mu sanıyor ne?
Ya da zamanın geçtiğinin farkına mı varmıyor anlayamadım…
Uzun zaman oldu… boşa kulaç atmayalı.
Uğrunda Fedakarlık yapılacak nesneleri ve kişileri iyi seçtiğimi düşünüyorum.
Bana huzur ve dinginlik getiren şeylerin adlarını birer birer sayabilirim, ki bu sayısız nesne ve mekan eder.
Kişi sayısı ise, hala bir elin beş parmağını geçmeyecek şekilde sınırlandırılmış bir vaziyette.
Belki o bile yok inandıklarımdan başka…
Şevval Sam’ın dediği gibi;
Sosyalleşemem ben, insan yorgunuyum…
5 Nisan 2010 Pazartesi
Hastalık
İnsan sağlığından daha önemli bir şey olmadığı aşikar.
Hayati fonksiyonlarından sadece biri bile hasar görse, eksilmiş oluyor insan yaşamından.
Bu kadar hassas ve muhtaç bir insan doğasının, ihtiraslarının olması
- ne büyük bir nankörlük öz varlığına karşı.
Bugünlerde yataktayım, altı üstü basit bir üşütme, önemsenmeyen bir rahatsızlık...
Can burnumdan çıkacak adeta... Nefes almalıyım acilen.
Hayati fonksiyonlarından sadece biri bile hasar görse, eksilmiş oluyor insan yaşamından.
Bu kadar hassas ve muhtaç bir insan doğasının, ihtiraslarının olması
- ne büyük bir nankörlük öz varlığına karşı.
Bugünlerde yataktayım, altı üstü basit bir üşütme, önemsenmeyen bir rahatsızlık...
Can burnumdan çıkacak adeta... Nefes almalıyım acilen.
4 Mart 2010 Perşembe
Yazılmamış günlerin düşüncesi ...
Kaçışı olmayan bir varoluş sıkıntısı seziyorum
Yani başka bir dünya düşlesem de,
Başka,
Bambaşka suretlerde Dünya'ya yeniden gelsem de,
Bu yazgı benim avuç içime mühürlenmiş.
Yaşayacağım ben bunu.
Dibine gireceğim perperişanlığın
Bilmediğim suretlerde yeniden derlensem de...
Bir an; Şimdi:
- 'Ezan Sesi' ...
Bıraktarıcak bana tüm bildiklerimi!
Ama yazgımı değil,
Henüz yazılmamış olan,
Nedir acaba...
Yani başka bir dünya düşlesem de,
Başka,
Bambaşka suretlerde Dünya'ya yeniden gelsem de,
Bu yazgı benim avuç içime mühürlenmiş.
Yaşayacağım ben bunu.
Dibine gireceğim perperişanlığın
Bilmediğim suretlerde yeniden derlensem de...
Bir an; Şimdi:
- 'Ezan Sesi' ...
Bıraktarıcak bana tüm bildiklerimi!
Ama yazgımı değil,
Henüz yazılmamış olan,
Nedir acaba...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)