14 Mayıs 2011 Cumartesi

Sinema Koltuğu

Bir yerde, bir şeyler ters gitmeye başladığı zaman,
Eskiden daha fazla üzerine giderdim...

Artık ters giden şeyin,
Aslında düz akan bir zaman olduğuna inanıyorum sadece.
Sadece olması gerekenler oluyor,

ve ben merakla bekliyorum
tıpkı bir sinema koltuğunda oturur gibi...

10 Mayıs 2011 Salı

Korku

Korkulu gecelerin başında,
İnsan geçmişinden bir hayaletle karşılaşır aslında...

O en kötü günlerinin kabusu
Hissettirir kendini
Ilık bir meltem gibi...

8 Mayıs 2011 Pazar

Saçmalamak

Bu uykusuz geceler, herşeyi daha anlamsız kılıyor...
Üniversite birinciliğine ya da futbol sahasında topu 90 a takmaya benzemiyor hayat...
Tiyatro Sahnesine ise hiç benzemiyor.

İnsanı çok kırıyor,
Çok saçmalatıyor.

Belli değil mi...

1 Mayıs 2011 Pazar

Özel olan

Nefesimin yetmediğini hissediyorum, bazen.
Ama bunun aynı zamanda tüm insanlar için geçerli, bazı anlar/dönemler olduğunu da biliyorum.
Öyleyse, acı bile bana özel değil...

Bana özel ne var, henüz bilmiyorum.
Belki de öptüğüm son kadından ibaretim...

Belki de..

3 Nisan 2011 Pazar

Kırılgan

Güç kimin elindeyse, ipler boynuna sıkı sıkıya dolanmıştır.
Oysa ben öyle miyim?...

Özgür irade, boynum bir kuğu gibi...
Esmer ve kırılgan.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Faraza bir not...(anlıktır)

Aynı düşüncelerin içindeyim.
Kendini tekrar eden düşünceler.

Sufi bir kehanete vermeden önceki son senem olmalı bu sene.
Acılar ancak o zaman diniyor
ve adına umut denen o koca yanılsama,
o zaman kırıyor yansımalarını...

Çünkü aynalar insanın eti oluyor,
Tanrı'dan sonra.

18 Şubat 2011 Cuma

Hep en başa

İçine düştüğüm durum, aslında çıkmayı düşünmekten çok,
Siktirip gitmek istediğim bir durum…

Tamam artık, çok yaşadım;
Bu kadarı yeter!

İşte gördük göreceğimizi
Yazarak ve yaşayarak pislendik.
Buna itirazı olan?

-   Var
- kimdir o?
- e tabi ki Ben.

1 Ocak 2011 Cumartesi

2011 Bizi konuşmuyor

Hissedilenin aksine, insan bazen gördüklerinden ibarettir.
Fakat yine de kurtulamaz çoğu zaman hislerinden.

İşte tam bu noktada;
Yeni senenin bizi konuştuğunu düşünmüyorum.

Düşünmüyorum çünkü herşeyin anlamını yitirdiğini düşünüyorum gün geçtikçe,
Gün geçtikçe azar azar yaklaşıyoruz daha derin kaygılara...

Ama ne önemi var!

Yaşayıp öleceğiz mutlak,
Ölüm bizi güzel karşılasın, 
Yeterli...

23 Aralık 2010 Perşembe

Sıkıntı

Kendimi baskı altında hissettiğim zamanlar genelde gece vakitleri oluyor.
Çünkü kendimle saf bir ilişki kurabiliyorum. Doğasıyla huzursuz muyum neyim bilmiyorum...
Sürekli bir düşünce hali, tereddüt, kaygı...

Kaygı ölümlü olmanın kaygısı. Aldığım her nefes, sonluluğumun sayacı.
Ölecek ve yeniden başlayacağım.

Bilmediğim bir surette, milyonlarca soru ile...
Varlık sorunu, temelde kaygı ile başlıyor.

ve bu asla son bulmuyor
Ölüm olsa dahi...
İşte en kötüsü de bunu hissetmek olsa gerek.

9 Aralık 2010 Perşembe

Kim yazdı?

Varoluşçuluğun ilk yazarları;
Ya aşırı zengin,
Yahut deliydiler.