13 Şubat 2012 Pazartesi

Kelimelere yakınlaşmak...

Hayatımın en derin yerine ulaşmama az kaldı…
Ama bu derinlik zamanla, yaşla ilgili daha çok. Manevi ya da felsefi bir derinlikten bahsetmiyorum.  Daha önceleri de yazıldığı gibi, orta yaş kabul edilen ve aslında ortanın daha ilersi olduğunu düşündüğüm 35. Seneye az kaldı.

Nealıp verdiğimi sorgulamıyor değilim. 20 li yaşların o baş döndüren hızı ve ahesteliği gideli çok oldu. Çoğu eksiksiz ve donanımlı yaşanmışlığın, tecrübe olarak kazanımı ise tam zamanında oldu. Lakin maddi refah olmadıktan sonra yahut kazanılmadıktan sonra, hiçbir tecrübe benim gözümde değerli değil.
Dilencilere ve daha da önemlisi, artık yaşlanmaya başlayan ve emek sarfetmiş ebeveynlere karşı görevlerimin ve sorumluluklarımın olduğunu daha şiddetli bir derinlikten tüm ruhumla ve maneviyatımla hissediyorum. Bana harcadıkları eforu onlara geri döndürememek ve Mistik Ruhani yönümü geliştirip bunları eyleme dökememek bana derin bir yoksunluk ve çaresizlik hissi veriyor.

Keşke gençlere bu deneyimleri ve daha sert olan gerçeklikleri, aslında ‘zamanın’ ne anlama geldiğini anlatabilseydim. Tüm çabam ve fırsatçılığım çabuk özgürlüğe kavuşup bir şeyler yapabilmek…

Önümde başka bir gaye ya da hedef göremiyorum.

Önceki senelerde bahsettiğim ‘evlilik’ kurumu üzerine ise tek söz söylememeye karar verdim. Zamanı geldiğinde bu konu hakkındaki evrime uğramış düşüncelerimi daha tok bir şekilde aktarabilirim kağıda…

Şimdilik bu kadar,

koridoor 

Hiç yorum yok: