22 Mart 2013 Cuma

İz

Sırılsıklam Aşk'ların içinden geçerek ömür
Bir ahşap yorgunluğu ile demlenir yalnızlıktan ölesiye
Küf ve korku ile...

Kelimeler seni terkettiğinde anlarsın!
Daha derin bir acının iz'lerini taşır yüzün
O yüz ki Sana en mahrem Aşk'tan hediye
Bilemezsin arkadaşım, bilemezsin...

Yüzün neyin İz'lerinden yoğrulur bilemezsin
Bir katil ararsın gecenin o dipsiz sikindirik seslerinde
Sade Gece...
İçin içini yer bulamazsın...

Bu hayatta ne varsa aranmaya ve aramaya dair,
Bulunamamıştır çünkü
Bir şey arama sende

Varacağın noktada
Karanlığı bulacaksın.
Salt karanlık bir yeni uyanışı...

Ölüm.

20 Şubat 2013 Çarşamba

Dönmek istersen bir gün...

En başa dönmek için,
Aslolana dönmek için,
Yüzleşmek gerekir
Tüm gerçeklikle.

Gel-git'lerden sonra artakalandır
Senin olan...

19 Kasım 2012 Pazartesi

Baki Kalan Yalnızlıktır, Yorgunlukta Olabilir

Gecenin bir vakti...
benden aykırı bir şekilde  hareket eden, isyan eden göz kapaklarıma söyleyecek tek sözüm yok.
Çünkü onların seçimi değildi, bu dünyayı bu şekilde nesnel bir varoluştan izlemek.

Bir şerefsizin, bir orospunun, bir üçkağıtçının, bir kalleşin, bir kadir bilmezin gözleri de olabilirlerdi.
Ama olmadı...

Üzgünüm 'Gözlerim'
Kahverengi kadar sıradan olsan da,
Bu acıyı benimle birlikte çekeceksin.
Ama bil ki,
Beni de tamamlayan Sensin Gözlerim!

Çünkü Gözler Yalan söylemez.

9 Kasım 2012 Cuma

Herhangi bir geceye not

Ölmek hissinin ayyuka çıkmasından başka bir şey değil bu yalnızlık, bu kuru bekleyiş.
Bu boktan gece ve ardı...
İşte göz göre göre ölüme yaklaşıyoruz gün be gün.
Hiç bir sesin ve tenin ve bedduanın işe yaramayacağı o mutlak güne
Uzak gibi duran 'an' meselesi !

Söz konusu kişinin kendi hazin sonu ise, hiçbir sosyal ideal, ülkü ve kişinin özelindeki hiçbir şehvet duygusu insanı bulunduğu çukurdan hareket ettiremez.

Vicdanıyla yönetilen kişinin zaman çizelgesinde hükmü sıfırdır.
Yaşamasına gerek yoktur, ama yaşayacaktır, soluklanacaktır ve hücrelerinin tamamını elegeçirecek olan Yüksek Bilinç son kertede kişiyi sessizliğe terkedecektir.

En güçlü yanım, zamanım
Şimdi sürüklenmekte, herşeyi tüketmiş,
Belki de ihtimalsizlikler Okyanusunda çaresizce...

26 Eylül 2012 Çarşamba

Kendime Özel Not

Yazılıp yazılıp silinecek kadar, kafi bir birikime sahip olmama rağmen, yazamadığımı biliyorum aslında. Bir zamanlar nehir gibi dökülürken en büyük romana hayatım, şimdilerde berbat bir hayatı yaşıyor ömrüm, tükenmiş ve kirletilmiş duyguları olan bir ülkede!

Feyz alacak ne uyduruk bir uydu var etrafımda ne de kendime yetecek gücüm. 
Yetersizim her açıdan yaşamaya dair, ama bir bilinmezlik uğruna bekleyeceğim sonumu.
Belki hazin belki de büyük sürprizlere gebe sonumu.

 Siz de bekleyin, belki bir bok olur, değişir ansızın herşey !
Yaşlandıkça şansa ve umuda daha fazla prim veriyorum ve bunun tek nedeni kısır bir döngüde çaresizce çırpınışım.

Çırpınmayı iyi beceriyorum.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Savaşmak ya da Sabretmek.

İnsan savaşmaktan çok, sabretmeyi öğrenmeli.
Bazen hayatla savaşmanın sonu gelmiyor.

Oysa Sabır öyle değil...
Taşı çatlatır, ama kişiyi korur.

Lakin savaşmak farklı bir bünyeye ait güçlü bir kişisel silah.
Sabır ise, doğuştan gelen bir erdem, olağanüstü bir yetenek.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Her istek, ayrı bir eşik...

Dokunduğunuzun
İşittiğinizin
Gördüğünüzün
Varolduğunuzun !

Dayanım noktası;
Ustaca tasarlayarak geçtiğiniz eşiklerdir.

Tasarlanmamış hiçbir şey
Süregelenin dışında varolmamıştır.

Yeteri kadar,
Hissedememiş
Duyamamış
Görememiş
ve asla Varolmamıştır.

CC



4 Haziran 2012 Pazartesi

Varsayım

Cumhuriyet göz göre göre yıkılacak.
Eylemsizlik en büyük eylem olmuş.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Sezgi

Hayatta deneyimlenmesi gereken belki de asla gerekmeyen, tüm yıkıcı tecrübeleri elde ettim!
Artık güçlüyüm dedim kendime, nihayetinde hatalı karar verme olasığım öteki insanlara nazaran daha az olsa gerek... derken, yo yo hayır !

Hep yeni birşeyle kesiliyor insanoğlunun önü bu hayatta. Hayatta ne olmak istediyseniz, makul kararlarınızın dahi olmadığını daha en başında bir kez anladıysanız, bilin ki siz asla bir adım ileri gidemeyeceksiniz.

Bu hayat boktan bir hikayeden fazlası değil çoğu için, altında üstünde mana aramak zaman kaybı.
O yüzden her geçen gün bir parçamı bırakarak devam ediyorum yoluma.

Yolun sonu istemsiz ve vakitsiz bir ölüm olacak,
Seziyorum.

6 Mayıs 2012 Pazar

Ses

Seslerden yoruluyorum çoğu zaman...
Yorucu geliyor yağmur seslerinin dışında her ses
Oysa en çok kendi sesimde uyurdum ben
Kendi yaralarımda boğulmadan önce